Unutkanlık şikayetlerinin her zaman aynı nedene bağlı olmadığını belirten uzmanlar, bu durumun bazen sinsi bir nörolojik hastalığın, bazen ise ruhsal bir yorgunluğun belirtisi olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Polat, unutkanlığın arkasındaki gizemi çözmek ve doğru tedaviyi uygulamak için kritik ayırıcı tanı ipuçlarını paylaştı.
İki Farklı Unutkanlık, İki Farklı Mekanizma
Unutkanlığın, Alzheimer gibi nörodejeneratif (beyin hücrelerinin yıpranmasına bağlı) hastalıkların yanı sıra psikiyatrik sorunların da ortak bir belirtisi olabileceğini ifade eden Doç. Dr. Burcu Polat, iki tür arasındaki klinik farkları şu şekilde özetliyor:
1. Nörolojik Unutkanlık (Beyin Hücrelerinin Yıpranması)
2. Psikiyatrik Unutkanlık (Ruhsal Yorgunluk ve Üzüntü)
Nedenini Belirleyecek 4 Kritik Soru
Doç. Dr. Burcu Polat, ailelerin ve bireylerin doğru desteği alabilmesi için kendilerine ya da yakınlarına sorması gereken rehber soruları şu şekilde sıralıyor:
1. Şikayet kimden geliyor? Psikiyatrik durumlarda kişinin kendisi unutkanlığından yoğun şekilde yakınırken; nörolojik tablolarda kişi durumun farkında olmayabilir, şikayet genellikle çevresindeki yakınlarından gelir.
2. İpucu verilince hatırlıyor mu? Unutulan bir konu hatırlatılınca veya ipucu verilince kişinin aklına geliyorsa bu psikiyatrik; ipucuna rağmen hiç hatırlamıyorsa nörolojik bir duruma işaret edebilir.
3. Eşlik eden ruhsal bulgular var mı? Unutkanlığın yanında keyifsizlik, isteksizlik, uyku veya iştah sorunları gibi duygudurum değişiklikleri yaşanıyor mu?
4. Zaman içindeki gidişat nasıl? Durum zamanla istikrarlı bir şekilde kötüye mi gidiyor (nörolojik), yoksa kişinin ruh haline göre dalgalı bir seyir mi izliyor (psikiyatrik)?
Doğru Değerlendirme Hayati Önem Taşıyor
Her unutkanlığın aynı anlama gelmediğini ve ailelerin hemen panik yapmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Burcu Polat, sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Beyin hastalıklarına bağlı unutkanlık ilerleyici bir bilişsel bozulma ile seyrederken, psikiyatrik nedenli unutkanlıklar dikkat süreçlerinin bozulmasına bağlı ortaya çıkan ve çoğu zaman geçici olan şikayetlerdir. İkisini doğru ayırt etmek, hastaya uygun tedavi ve doğru desteği sağlamak açısından kritik bir rol oynamaktadır.”